Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasında hayata geçirilen vize muafiyeti düzenlemesi, Ege Bölgesi’ndeki turizm temsilcileri arasında büyük bir heyecan yarattı. Yeni uygulama kapsamında Çin vatandaşlarının 180 gün içinde 90 güne kadar Türkiye’ye vizesiz giriş yapabilmesi, özellikle uzak pazar stratejileri doğrultusunda Ege'nin turizm potansiyelini canlandıracak kritik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Antik kentleri, gastronomi zenginliği ve doğal güzellikleriyle Çinli turistlerin seyahat alışkanlıklarına hitap eden bölge, bu hamleyle birlikte pandemi öncesindeki hareketli günlerine dönmeyi hedefliyor.
Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkan Yardımcısı Orhan Belge, bölgenin sadece deniz ve güneşten ibaret olmadığını, Çinli misafirlerin öncelik verdiği kültür ve tarih turizmi konusunda eşsiz imkanlar sunduğunu belirtti. Pandemi sonrasında düşüşe geçen ziyaretçi sayılarının vize serbestisiyle birlikte hızla toparlanacağını öngören Belge, mevcut tur operatörleriyle yapılan görüşmelerin olumlu seyrettiğini ve yıl sonuna kadar bölgedeki Çinli turist sayısının iki-üç katına çıkabileceğini vurguladı.
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) İzmir Bölge Temsil Kurulu Başkanı İsmail Hakkı Karadeveci ise 2026 yılı için hedeflerin büyüdüğünü ifade ederek, ülke genelinde 1 milyonun üzerinde Çinli turist beklendiğini kaydetti. Çinli gezginlerin özellikle Anadolu turları kapsamında İzmir ve Çeşme gibi noktalara yoğun ilgi gösterdiğini belirten Karadeveci, artacak talebi karşılamak adına rehberlik hizmetlerinden yemek kültürüne kadar her alanda altyapı çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını dile getirdi. Sektör temsilcileri, vize muafiyetinin yaratacağı bu ivmenin Ege turizmi için sürdürülebilir ve katlanarak büyüyen bir ekonomik girdi sağlayacağı konusunda hemfikir.