Mutfak ekibinde MSA mezunu stajyerler yer alan, Sakıp Sabancı Müzesi'nin içindeki MSA'nın Restoranı, yemek deneyimi, eğitim ve operasyonun birleştiği tek örnek olarak öne çıkıyor. Her dört ayda bir yenilenen ekibiyle, adeta her seferinde yeni bir restoran açmakla eşdeğer bir operasyon kurgulanıyor. MSA eğitimiyle mutfakla tanışan öğrenciler, şeflerin gözetiminde her dönem aynı standartlarda, lezzetli ve misafir beklentilerine uygun servis sunuyor.
“Mutfakta ve serviste en iyi staj deneyimi nasıl yaratılır?” sorusuna yanıt olarak doğan, ilk yıllarında Maslak'taki okul kampüsünde ve 2017'den bu yana Sakıp Sabancı Müzesi'nde hizmet veren MSA'nın Restoranı, bir “eğitim restoranı” olarak fark yaratıyor.
“Şu an derstesiniz” hissini yaşatan bir ortam: MSA'nın Restoranı
Restoranın mutfak operasyonu, yüzde 50–60 oranında MSA mezunu stajyerlerden oluşuyor. MSA'da profesyonel eğitimlerine devam eden öğrenciler hem mutfak hem de serviste çalışıyor, okulda aldıkları eğitimi gerçek bir restoran deneyiminde, en etkili şekilde pekiştirmek üzere staj yapıyor. Bu restoranda MSA'nın profesyonel şeflerine geleceğin parlak şef adayları, MSA öğrencileri eşlik ediyor. Dört ay önce mutfakla tanışmış, sektörde deneyimi olmayan öğrenciler, şeflerin gözetiminde çalışıyor. Bu yapı, MSA'nın Restoranı'nı sıradan bir işletmeden ayıran en kritik unsur olarak öne çıkıyor. Her dört ayda bir yenilenen ekip, adeta her seferinde yeni bir restoran açmakla eşdeğer bir deneyim sunuyor.
“Eğitim restoranı” kimliği, maliyet yapısından ekip modeline, operasyon önceliklerinden performans kriterlerine kadar tüm yapıyı belirliyor. Restoran, endüstrideki işletmelerle rekabet etmek için değil; sektöre güçlü, sistemli ve özgüvenli mezunlar kazandırmak için bulunuyor. Bugün birçok profesyonel mutfakta, kariyerine MSA'nın Restoranı'nda başlayan mezunlar bulunuyor; bunlar arasında İlhan Özten (Bemse Group, GM), Veli Murat Tüntaş (Marriott, Senior Area Director of Operations) ve Erhan Bayraktar (Saporito Napoliten Pizza, Chef & Owner) yer alıyor.