Türkiye’de her yaz sezonunda gündeme gelen ve sahil şeridini kullanan vatandaşlar ile plaj işletmeleri arasında gerginliğe yol açan "kıyıların ücretsiz kullanımı" konusunda yargı son noktayı koydu. Yargıtay, deniz kıyısındaki ilk 50 metrelik kamusal alana vatandaşın girmesini engelleyen, fiziki sınır koyan ya da halkı bölgeden uzaklaştırmaya çalışan işletmeciler hakkında 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörüldüğünü netleştirdi.
Eylemin cebir kullanılarak, birden fazla kişiyle toplu halde, çocuklara veya engellilere karşı işlenmesi durumunda ise verilecek cezaların katlanarak artırılması hükme bağlandı.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu: "Anayasal Özgürlüğün Engellenmesidir"
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun (2025/98 Karar) bağlayıcı kararına göre; Anayasa’nın 43. maddesi ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu uyarınca deniz kıyıları tamamen kamunun ortak kullanımına açıktır.
Bu çerçevede, vatandaşın kamuya ait kıyı şeridine erişimini veya orada bulunmasını engelleyen işletme sahipleri ve çalışanları, Türk Ceza Kanunu’nun 109/3 maddesinde düzenlenen "Nitelikli Şekilde Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma" suçundan adli kovuşturmaya tabi tutulacak.
Plaj İşletmeleri Hangi Yetkiye Sahip, Hangisine Değil?
Turizm Teşvik Kanunu ile Basit Konaklama Tesisleri ve Plaj İşletmelerinin Belgelendirilmesine İlişkin Yönetmelik kapsamındaki izinler; işletmelere yalnızca şezlong, şemsiye ve yeme-içme gibi ek hizmetler sunma yetkisi vermektedir.
Şikayet Şartı Aranmıyor: Kamu Davası Açılacak
Hürriyeti engelleme suçu şikayete tabi bir suç kategorisinde yer almadığı için; mağdur olan vatandaşın, herhangi bir tanığın veya denetim elemanlarının ihbarı üzerine Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından doğrudan kamu davası açılarak soruşturma başlatılabilecek.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları / 3621 Sayılı Kıyı Kanunu ve İlgili Mevzuat