Avrupa genelinde popüler destinasyonlarda yükselen "aşırı turizm" (overtourism) karşıtı protestolar ve yerel halkın barınma krizleri, uluslararası seyahat pazarında taşları yerinden oynattı. İngiltere seyahat pazarının güncel analiz raporlarına göre, destinasyonlarda yaşanan sosyo-ekonomik gerilimler, Avrupalı tüketicilerin tatil tercihlerinde ilk kez birincil ve belirleyici bir kriter haline geldi. Gezginler artık sadece fiyat ve konsept odaklı değil, yerel halkla karşı karşıya gelmeyecekleri huzurlu bir tatil deneyimi arıyor.
Sektör analistleri ve büyük seyahat acentelerinin birlik liderleri, bu tablonun rezervasyon takvimlerine doğrudan yansıdığını belirtiyor. Yapılan pazar araştırmaları, İngiliz ailelerin %50’sinden fazlasının bu yıl kalabalıklardan ve protesto odaklarından uzak durmak adına tatil planlarını yüksek sezon dışına (off-peak) kaydırmaya başladığını gösteriyor. Seyahat uzmanları, bu eğilimi "krizden kaçış" değil, yerel topluluklara doğrudan ekonomik fayda sağlayan, daha bilinçli ve sürdürülebilir bir "sorumlu turizm" dönüşümü olarak nitelendiriyor.
Tur operatörleri ve konaklama sektörü temsilcileri, bu yeni dönemin yatırımcılar ve tesis yöneticileri için ciddi bir strateji değişikliği gerektirdiğini vurguluyor. Sektör liderleri, turizmi 12 aya yayma hedefinin artık bir temenni değil, pazarın zorunlu bir dinamiği haline geldiğine dikkat çekiyor. Yüksek sezondaki aşırı yığılmanın yarattığı operasyonel baskıyı hafifletmek ve sezon dışı dönemleri verimli kılmak adına, otellerin sürdürülebilirlik sertifikalarını öne çıkarmaları ve sakin dönem paketlerini çeşitlendirmeleri, rekabette bir adım öne geçmenin anahtarı olarak görülüyor. -Travel Weekly (UK)